The Hunter Gonna Lay Low [Novel] - Bölüm 8 - Yan Hikaye
Bir atasözü der ki; ‘Başlamak, başarmanın yarısıdır.’
Lee Sa-young, en azından Cha Eui-jae söz konusu olduğunda, eski bilgelerin bu sözünün tam hedefi vurduğunu düşünüyordu.
‘Acaba tutucu olduğu için mi?’
Birbirlerinin cinsel organlarına ilk kez dokundukları o günden bu yana bir ay geçmişti. Her ne kadar kaburga çatlaması gibi talihsiz bir olayla başlamış olsa da, zamanla Cha Eui-jae giderek daha iş birliği yapar hale gelmişti. Sa-young nazikçe beline sarılıp, ‘Bugün, olabilir mi?’ diye sorduğunda; Eui-jae çevik bir hareketle kolunu kıvırıp kaçsa bile artık tekme atmıyordu. Kaçma sıklığı da giderek azalmıştı.
Bazen Eui-jae, Sa-young’un üzerine çıkıp dudaklarına bir öpücük konduracak kadar ileri bile gidiyordu. Bu olağanüstü bir gelişmeydi.
Ancak Lee Sa-young, içine girme konusunda acele etmiyordu. Eğer sokarsa? Elbette çok iyi hissettirecekti. Fakat bir kişi ne kadar güçlü olursa olsun, acı yine de hissedilecekti.
Sa-young, ilk penetrasyondan itibaren Eui-jae’nin hiç acı çekmemesini, sadece ve sadece haz duymasını istiyordu. Cha Eui-jae’nin acıya dayanma konusunda ne kadar iyi olduğunu biliyordu. Tam da bu yüzden, ona sadece zevk vermek istiyordu.
Sa-young, parmaklarıyla orayı esnetmeye devam etti. Ta ki hyung’u alışana kadar. Hyung’una olan aşırı düşkünlüğü yüzünden, biraz saplantılı bir sonuca varmıştı.
Tabii ki buna maruz kalan Eui-jae için bu durum çıldırtıcıydı. Hem çok iyi hissettirdiği için, hem de sinir bozucu olduğu için.
‘Deli herif.’
Lee Sa-young acımasızdı. Hem de öyle böyle değil. Parmaklarını içeri soktuğu an, Eui-jae ona tekme atıp durmasını söyleyene kadar prostatına işkence etmeye devam ediyor, ancak parmak dışında içeri hiçbir şey sokmuyordu.
Eui-jae her zaman hızlı uyum sağlayan biriydi ve fiziksel konularda her şeyi becerirdi. Parmak meselesine çoktan alışmıştı. Lee Sa-young’un varlığını her an hissettiren o ‘korkunç şeyini’ kabul etmek için zihinsel hazırlığı bile tamamlanmıştı.
Hayır, parmaklar gerçekten iyi hissettiriyordu. Ancak bir ay boyunca buna maruz kalınca, yavaş yavaş öfkelenmeye başlamıştı.
“Sana söyledim ya, bütün gece düşündüm ve hazır olduğuma karar verdim. Neden hâlâ içine sokmuyorsun?”
Sonunda Eui-jae patladı ve Sa-young’un yakasına yapıştı.
“Seni gidi pislik Sa-young. Şu parmak işini azalt da artık penisini sok, lütfen!”
Buna rağmen Sa-young geri adım atmadı.
“Olmaz. Hâlâ parmağımı çok sert sıkıyorsun. Hâlâ çok dar.”
“Ah, her neyse, sadece bir dene bakayım!”
“Olmaz.”
Cinsel organı her seferinde dimdik olduğu halde neden içeri girmiyordu? Eui-jae, uzun zamandan beri ilk kez her şeyi kaba kuvvetle çözme arzusu duydu. Bu, birbirlerinin kimliklerini henüz bilmedikleri zamanlarda hissettiği o eski öfkeydi.
Derin bir nefes alıp yumruklarını sıktı.
“Sa-young….”
Mor gözler, devam etmesini istercesine kırpıştı. Burada kararlı ve biraz ekstrem bir yöntem kullanması gerekiyordu. Şok tedavisi denilen türden.
Eui-jae kararlı bir şekilde ağzını açtı.
“Bir süreliğine, temas yok.”
“…Ha?”
O mor gözler kısıldı. Eui-jae bilerek doğrudan gözlerinin içine baktı ve her kelimeyi tane tane söyledi.
“Sadece öpüşmek değil; el ele tutuşmak, sarılmak, tüm fiziksel temaslar yasak. Bir süre aramıza fiziksel mesafe koyacağız.”
“…Mesafe mi?”
Sa-young’un kaşları oynadı. Eğlenmiş mi yoksa kafası mı karışmış belli değildi; siyah parmaklarını hareket ettirerek pantolonunun kenarını ovuşturdu.
“Evet. Son zamanlarda birbirimize çok fazla yapışıyoruz.”
“Ha…, temas yasağı mı? Durup dururken?”
Sa-young hafifçe burnundan güldü. Ancak Eui-jae’nin ifadesi değişmeyince, sinirle saçlarını karıştırdı. Hareketleri huzursuzluğunu belli ediyordu.
“Pekâlâ, yasak diyelim. Peki, ne zaman kalkacak? En azından bunu söyle.”
Eui-jae yanağını kaşıdı.
“Henüz belli değil.”
“Ha?”
“Keyfime bağlı. Eğer uslu durursan, yasağı daha çabuk kaldırırım.”
Eui-jae hızlı adımlarla giriş kapısına doğru yöneldi. Çivi çiviyi sökerdi. Bakalım, uzun süre dokunamadıktan sonra hâlâ “içeri sokmak istemiyorum” diyebilecek miydi?
Tam o sırada oldu. Onu takip eden Sa-young, kapı kasasını sertçe kavradı. Homurdandı.
“Nereye gidiyorsun?”
“Akşamdan kalma çorbası yapacağım. Ne var?”
Sa-young sertçe bakıp sordu:
“…İşten sonra eve dönecek misin?”
“Neden?”
“Dönecek misin, dönmeyecek misin? Önce buna cevap ver.”
“….”
Hm, eğer onu daha fazla huzursuz etmek istiyorsa, Lee Sa-young’un gözünün önünde dolanması gerekmez miydi? Sa-young, Eui-jae’nin düşünmek için verdiği kısa arayı bile bekleyemeyip hemen yüzünü astı.
“…Sakın aynı yatakta yatmayacağımızı söyleme?”
“Ne?”
Eui-jae, Sa-young’un düşünce silsilesini takip etmeye çalıştı. Temas yasağından konu nasıl aynı yatakta yatmaya gelmişti? Temas yasağının tamamen uzaklaşmak anlamına geldiğini mi sanıyordu? Eui-jae’nin eve gelmeyeceğinden ve aynı yatakta uyumayacaklarından mı endişeleniyordu?
‘Ah, kahretsin….’
Yukarı kıvrılmak üzere olan dudak kenarlarını tutmak için büyük çaba sarf etti. Ah, ne kadar da tatlı bir velet. Öfkesi çoktan yatışmaya başlamıştı bile. Eui-jae ağzını kapatıp boğazını temizledi.
“Hayır, evden kaçacağımı mı söyledim? Eve geleceğim. Aynı yatakta yatmaya devam edeceğiz.”
“….”
“Yasak olan tek şey temas. Anlaşıldı mı?”
Lee Sa-young hâlâ pek tatmin olmuş görünmüyordu ama yavaşça başını salladı. Eui-jae, Sa-young’un saçlarını sertçe karıştırma dürtüsüne zor engel oldu. Sonra oradan kaçarcasına uzaklaştı.
Sa-young’un saçlarına dokunamadığı için kaşınan ellerini birbirine sürterek düşündü:
‘Sa-young, bunların hepsi bizim iyiliğimiz için.’
İleriye doğru bir adım atmak için, şimdilik bir adım geri çekilmeyi seçmişti.
***
Temas yasağı emri oldukça iyi uygulanıyordu. Sa-young hoşnutsuz bir ifade takınsa da dokunmamak için elinden geleni yapıyordu. Sa-young ile temas etmeye her yaklaştığında, Eui-jae bir yılan balığı gibi kıvrak hareketlerle kurtuluyordu.
En tehlikeli an, aynı yatakta uyudukları zamandı. Birlikte sarılarak uyuma alışkanlığı iyice kök saldığı için, uykularında refleks olarak birbirlerine sarılmak için ellerini uzatıyorlardı. Özellikle de temas yasağı emrini bizzat veren Cha Eui-jae’nin kendisi…
Taktiksel zeka desen eui-jae iste yaa LSJDKSJALBDKSJA
Bunların hepsini penis icin yapiyo bi de KWJZLWJXOWXJELXJEKXJEOSW
Cok istiyo 🙏🏽🙏🏽