The Hunter Gonna Lay Low [Novel] - Bölüm 19 - Yan Hikaye
Honeybee’nin dediği gibi, pazartesi sabahı akvaryum gerçekten tenhaydı. Aileler ya da çiftler çoğunlukla hafta sonu gelirdi. Ancak tenha olsa bile insanların bakışlarından tamamen kaçmak imkansızdı. Yan gözle süzüp inceleyen o bakışlar, üzerlerinde açıkça hissediliyordu.
‘Peh, elden ne gelir ki…’
Eui-jae, yanında duran Lee Sa-young’a yan gözle baktı. Sa-young, sıradan bir insandan bir baş boyu daha uzundu; güneş gözlüğü ve maske taksa bile gizlenemeyecek bir yüzü vardı. Sadece yüzü de değil, duruşu ve boyu posuyla her haliyle dikkat çekiyordu. Yürüyen bir elektrik direği bile olsa insanlar yine de dönüp bakardı.
Eui-jae, en başından beri bir maske parçasının birinin aurasını kapatabileceğine dair saf bir düşünceye kapılmamıştı. Ne de olsa o bir ünlüydü, bunu kabullenmek gerekiyordu… Eui-jae zihnini boşalttı.
Randevularının anbean sosyal medyada canlı olarak yayınlandığının farkında bile değillerdi.
İkili, gezi tabelalarını takip ederek ilerledi. Tatlı su balıkları bölgesinde, muhtemelen sadece Amazon’da rastlanabilecek çeşitli tuhaf balıklar gördüler. Biraz daha ilerleyince su samuru ailesi belirdi. Kahverengi su samurları, tombul kuyruklarını sallayarak yüzüyorlardı.
Su samurlarını izlerken Eui-jae sordu:
“Su samuru ile kunduz arasındaki farkı biliyor musun?”
“Farkı ne?”
“Eğer elindeki deniz kabuğu gasp edilecekmiş gibi duruyorsa o kunduzdur. Eğer başkasının deniz kabuğunu gasp edecekmiş gibi duruyorsa o su samurudur.”
“Hm… Pek gasp edilerek yaşayacak bir tipe benzemiyorlar zaten.”
Skate @S2_skate Dünya artık Lee Sa-young kalibresindeki ünlü bir avcının su samuru ve kunduz ayrımını öğrendiği bir yere geldi… Benim de daha azimli yaşamam lazım.
Su samuru bölgesini geçtikten sonra penguen bölgesine vardılar. İkisi penguen sesi çıkaran makinenin düğmesine defalarca bastığında, zeki bir penguen kafasını yana yatırarak yaklaştı. Bir Adélie pengueni kanatlarını çırparak gözünü kırpmadan Lee Sa-young’a baktı. Sa-young da geri adım atmadı ve bir bakışma yarışı başlattı. Euijae hemen yanlarına geçip bu nadir manzarayı kamerasıyla ölümsüzleştirdi.
Penguin Research Journal @penguin_study Penguen görmeye gittim, Lee Sa-young vs. Adélie Pengueni bakışma düellosuna canlı şahit oldum. Günlüğüme yazmam lazım.
Penguin Research Journal @penguin_study Tam bakışma yarışının en heyecanlı yerinde, başka biri Lee Sa-young’un kolundan çekip götürdü, bu yüzden maç bitmedi. Devam etseydi kimin kazanacağını merak ediyorum.
Penguen bölgesini de geçince deniz balıkları bölgesi uzandı karşılarında. Şeffaf camın ardında çeşitli balıklar ve kaplumbağalar yüzüyordu. Karnı tok olduğu için mi yoksa uyuduğu için mi bilinmez, bir köpekbalığı tabanda dümdüz yatıyordu.
Eui-jae, sürüler halinde yüzen balıkları gözleriyle takip etti. Sa-young kafasını yana eğdi.
“Böyle şeyleri seviyor musun?”
“Evet. Güzel, değil mi?”
“Öyle mi diyorsun…”
“Böyle balıkları görme fırsatı her zaman geçmez ele.”
“Evet, o da doğru.”
Akvaryumun dalgalanan mavi ışığı yüzlerine vuruyordu. Eui-jae aniden dönüp Sa-young’a baktı.
“Bir fotoğraf çekinelim mi?”
“Fotoğraf mı?”
“Evet, akvaryum fonuyla.”
“Olur.”
Eui-jae telefonunun kamera uygulamasını açtığında, Sa-young güneş gözlüğünü çıkarıp maskesini çenesine kadar indirdi. Etraftan yükselen küçük şaşkınlık nidalarını görmezden geldi. Telefonu alıp yükseğe kaldıran Sa-young, açıyı oraya buraya ayarladıktan sonra dudak kenarını yukarı kıvırdı.
Klik—
Cha Eui-jae ciddiyetle iki parmağıyla V işareti yaparken, Lee Sa-young dudak kenarı kıvrılmış bir şekilde gülümsedi. Oldukça acemice çekilmiş ilk fotoğraf olsa da sonuç tatmin ediciydi. Sa-young fotoğrafa bakıp memnuniyetle gülümsedi.
240 FaceBareWalk @240godface Sa-young selfie mi çekildi…? Hem de yalnız değil, beraber geldiği kişiyle? Bugün tüm bildiklerim yerle bir oldu.
Gezi rotasının son durağı hediyelik eşya dükkanıydı. Akvaryumu keyifle gezdikten tam çıkış öncesine yerleştirilen bu ticari strateji kendini belli ediyordu.
Oyuncaklarla dolu raflara bakarken Eui-jae, yumuşacık ve tatlı bir penguen pelüşü aldı. Boyutu bir yetişkinin gövdesi kadardı.
“Ha-eun için bir tane almalıyım.”
“O nelerden hoşlanır?”
“Hmm, deniz canlıları konusunda pek fikrim yok ama bu penguen çok tatlı değil mi? Penguenleri herkes sever.”
“O çocuğun zevki pek sıradan değildir. Belki şunu daha çok sever.”
Sa-young’un işaret ettiği şey, sivri dişleri fırlamış bir köpekbalığı pelüşüydü.
“…Öyle mi dersin?”
“İkisini de al. Ben öderim. Ve bir tane de kendin için al, hyung.”
“Benim için mi? Oyuncak mı?”
“Evet.”
“Nereye koyacağım ki… Bu kadar büyük bir şey sadece yer kaplar.”
“Neden tam da şu an realist kesildin ki…”
Sa-young dilini damağına şaklattı, etrafa bakındı ve bir yere doğru yürüdü.
“O zaman şu olsun.”
İşaret ettiği şey, serçe parmağı büyüklüğünde gökyüzü mavisi bir yunus anahtarlıktı. Ah, böyle bir şey herhalde sorun olmazdı. Eui-jae yanındaki açık mor yunus anahtarlığı alıp Sa-young’a uzattı.
“Öyleyse bunu da beraber alalım.”
“Oh…. Çift anahtarlığı mı?”
Çift. Bu kelimeyi duyunca Euijae’nin eli bir an duraksadı. O sırada Sa-young, dudak kenarı kıvrılmış bir şekilde gülümseyerek anahtarlığı kabul etti.
“Evet, sorun değil. Almışken kolayca görülebilecek bir yere asalım.”
“Ah, ah… evet.”
Nedense hava bir an tuhaflaştı. Eui-jae ensesini mahcup bir şekilde ovuştururken Sa-young ödemeyi yapıp geri döndü. İkisi hediyelik eşya dükkanından çıkıp restorana gitmek için asansöre bindiler.
Açık mor yunus anahtarlığını ışığa doğru tutan Sa-young konuştu:
“Ama galiba fotoğrafım çekildi. Deklanşör sesini duydun, değil mi?”
“Evet.”
“O insanları halledelim mi? Fotoğrafı yüklemesinler.”
“Sorun olmaz herhalde, değil mi? Sonuçta maskeliydin.”
“Ama senin J olduğunu tahmin edenler çıkabilir. Gri saçların böyleyken ve sürekli yapışık yürüyoruz.”
“Eh, o da doğru…”
Eui-jae omuz silkti.
“Yüzüm de tam görünmüyor zaten. Bir şey olmaz.”
“Hm….”
“Boş ver, sorun değil. Hadi yemek yiyelim.”
“Peki. O zaman… taksiye binelim.”
“Tamam.”
İkili restorana doğru ilerlerken dijital dünya altüst olmuştu.
240 Is a Baby Kitten @240blackcat Diyorlar ki 240’ın, insan boyunda dev bir imparator penguen yavrusu pelüşüne sarıldığı gerçek bir fotoğrafı varmış??? (Fotoğraf)
Uzaktan çekildiği için bulanık olsa da, sadece boyu ve yan profilinden bile onun Lee Sa-young olduğu anlaşılabiliyordu. Fotoğrafta, siyah maskeli Sa-young, kocaman ve tüylü bir penguen oyuncağını koltuğunun altına sıkıştırmıştı. Bu fotoğraf binlerce RT alarak hızla yayıldı.
Mamba @snake240mamba Hayır lan, Sa-young. Biz burada kedi mi misin yılan mı mısın diye birbirimize girmişiz, şimdi bir de penguen mi ekledin? Ama hayatın tadını çıkarıyor gibisin, görmek güzel.
Hunter Paparazzi News @hunter_papa Wave Klan Lideri Lee Sa-young’un yanında gizemli bir adam olduğu bildirildi. Sürekli yan yana oldukları ve hatta birlikte selfie çekilerek yakınlıklarını sergiledikleri görüldü.
J Please Come Back @240xJ Lanet olsun. J dünyayı kurtarıp tekrar ortadan kayboldu diye kahrımdan ölüyorum, ama sen 240, J’yi aramak yerine yabancı bir adamla randevuya mı çıkıyorsun? Hala J’ye karşı samimi olduğunu mu söylüyorsun?
↳ Vay be, hala Lee Sa-young ve J’yi yakıştıran deliler kalmış mı ya.
↳ Sil şu postu lan~
💜 @40purpleguy Ama Sa-young’un zehir yeteneği hala aktif değil mi? Nasıl o kadar yakın durabiliyorlar? O adam da mı avcı? Yoksa sıradan biri mi?
I Had LASIK @mang_bung Bilmem ama sadece bana mı yakışıyorlar gibi geldi?
(Semi-ia) Snake @snake_black240 Durun, yeni geldim kafam karıştı. Yani şimdi Lee Sa-young bir imparator penguen yavrusu mu ve sıradan bir erkek arkadaşıyla selfie çekilerek randevu mu yapıyor?
↳ Tam olarak öyle.
Ondan sonra da Lee Sa-young’un fotoğrafları internetin dört bir yanında belirmeye devam etti. Lee Sa-young koltuğunun altında penguen pelüşüyle restorandan çıkarken, Lee Sa-young bir adamla kafalarını tokuşturmuş telefona bakarken, Lee Sa-young bir kafenin camı arkasında çikolatalı pastayı çatalla katlederken, Lee Sa-young tam kamera lensine bakarken vesairesi.
Normalde Lee Sa-young’un günlük fotoğrafları internetten dakikalar içinde silinirdi. Ancak bu kadar sıradan günlük fotoğraflar durmaksızın akmaya devam edince hayranların tepkisi gerçekten patladı.
‘Lanet olsun, bizim Sa-young’umuz çok mutlu görünüyor…’
Ve bu fotoğraflar, hayranların sosyal medya akışlarını aşarak daha geniş bir dünyaya yayılmaya başladı. O yer—
“O ne?”
Avcı dünyasının geniş ağı; Bae Won-woo ve Mackerel Kardeşler.
Bae Won-woo, çocukların neşeli bağırışlarını dinlerken kafasını kaşıdı. O silik figür kesinlikle ayılma çorbası dükkanının sahibi, yani J’ydi. Beraber eğlenmeye mi gitmişler? Yakın görünüyorlardı. Hiç şüphelenmeden fotoğrafı dükkânın müdavimlerinin olduğu mesaj grubuna yükledi.
: Hey, Sa-young patronla geziyor hahaha
O sırada Honeybee tesadüfen bir reklam çekimi için hazırlanıyordu. Aynanın önünde makyajı yapılırken, düşünmeden gelen mesaj bildirimine tıkladı ve—
Elinde imparator penguen pelüşü tutan Lee Sa-young’un, Cha Euijae’nin yanında durduğu fotoğrafla karşı karşıya kaldı.
Arka planda hayal meyal görünen tabela, kesinlikle onlar için rezerve ettiği restorandı….
O anda tanıdık bir ses zihninden geçti.
“Dışarı çıkmaktan nefret etmez ama kalabalık yerleri sevmez. İnsanlarla arasına mesafe koyma eğilimindedir. Hayvanları izlemeyi sever ama uzaktan izlemeyi tercih eder. Doğrudan dokunmaya kadar gitmez…”
“Evet, sanki gözlem yapmaktan hoşlanıyor gibi?”
Randevu tavsiyesi talebi. Dışarı çıkmaktan nefret etmeyen ama kalabalıktan hoşlanmayan bir sevgili. Hayvanları izlemeyi seven bir sevgili.
Güzel bir sevgili?
Ve Honeybee’nin rezerve ettiği restoranın önünde penguen pelüşüyle yakalanan Lee Sa-young ve Cha Euijae.
Tüm kanıtlar tek bir sonucu işaret ediyordu.
‘İmkânsız, değil mi?’
Ancak Honeybee bunu reddediyordu.
‘İmkânsız, değil mi? Öyle bir şey olamaz… Tamamen tesadüf mü? Belki fotoğraf başka bir gün çekilmiştir. Ya da belki yapay zekâ ürünü bir fotoğraftır…’
Fotoğrafları kaydırarak gerçeği reddetmeye devam ederken parmağı aniden durdu. Akvaryum fonunda uzaktan çekilmiş iki figür ve akvaryumun içinde çok tanıdık bir kaplumbağa görünüyordu. Bu kaplumbağa, Honeybee’nin önerdiği akvaryumun kadim sakiniydi; kırk yaşındaki Yong-pal isimli deniz kaplumbağası.
Artık inkâr edemezdi.
Öyleyse, birbirlerini sevdikleri için mi gerçekten çıkıyorlardı? Randevu tavsiyesi isteyecek kadar?
Bilmemesi gereken—hayır, bilmek istemediği gerçek zihninde uzandı.
Takma kirpikleri titizlikle tek tek çıkaran makyaj sanatçısı tuhaflığı fark etmiş olacak ki sordu:
“Bir şey mi oldu Honeybee? Neyin var?”
Çatırt—!
Cevap olarak, telefonunu ikiye böldü. Sonra çığlık atarak ayağa fırladı.
“Lee Sa-young, seni aşağılık herif, seni öldüreceğim!!”
QWPEIWPWIEPEIWPWOEĞQOWĞEOĞW HONEYBEE J’İ O KADAR SAHİPLENDİ Kİ SAYOUNGA SİNİRLENİYOR
ablası gibi yicem
AW KAJSKDKAJAJSHSKZUSPWDJMFBSŞDJDPSUDODHDLSHKSHDLSHDPDUDUSHDOWKLWJSLSAN THGLL’NİN GELMİS GECMİS EN İYİ BOLUMLERİNDENDİ SKJDSJSLAJW